27 Eylül 2013 Cuma

25. hafta doktor kontrolü ve yeni cicilerimiz

Merhaba Küçük Adam;
      Dün yine doktor kontrolümüz vardı. Bu kez doktor amcayı sadece sen ve ben birlikte ziyaret ettik. Her ne kadar dün 25 hafta 1 günlük olsan da doktor amca senin 26 haftalık olduğunu söyledi. Boyun 35 cm, ağırlığın ise 850 gr. olmuş. Sağlığın gayet iyi ve karnımın içinde her şey yolundaymış. Sadece bize tüm ultrason boyunca sırtını döndüğün için yüzünü göremedik. Bu durum babacıkın pek hoşuna gitmedi tabi ki. Çünkü hepimiz son zamanlarda senin neye benzediğini çok merak ediyoruz.
     Doktor amca senin Ocak ayına kalmadan Aralık sonunda gelebileceğini söyledi. Hiç belli olmaz ona göre hazırlanın diye de ekledi. Aslında Ocak doğumlu olman senin için daha iyi olurdu ama bakalım. Sağlıkla gel de başka bir şey istemiyoruz. 
     Benim küçük adamım. Seni çok merak ediyorum. Senin için alınan eşyalar biriktikçe, yapılan hazırlıklar hızla devam ettikçe gitgide daha çok heyecanlanıyor ve zaman bir an önce geçsin gitsin istiyorum. Bu arada hiç eksiğimiz kalmasın ki sen geldiğinde aklımda sadece sen ol, ilk günlerinin tadını birlikte çıkaralım istiyorum. Çünkü hemen hemen herkesin söylediği şey zamanın nasıl geçtiğini, çocuklarının nasıl büyüdüğünü bir türlü anlamadıkları.
      Bense babanla birlikte senin her anını doyasıya yaşamak ve her şeyi aklıma kazımak istiyorum bebişim.

   Burçin teyze'nin minik meleği Arya tekrar hasta olduğu için hastane'de yatıyor. Dün anneanne ve dedenle doktordan sonra onu ziyarete gittik. Arya'cık aslında iyi gibi gözüküyor ama birazcık öksürdüğü için doktorlar iyice iyileşsin de eve öyle gitsin demiş. Bizi kalabalık bir şekilde orda gördüğü için sevindi kuzucuk ve her zaman ki gibi hep gülümsedi .

      Oraya kadar gitmişken Forum'a da uğradık ve anneannen ve Kasım deden sana yeni doğduğunda giymen için minik bir ceket ve ikili takım, bir de birazcık büyüyüp dışarı çıkacağımız zaman giymen için pufidik bir tulum aldılar. Seçim yapmak için epeyce bir zorlandık ama hepsi ayrı ayrı çok ciciler di mi?



Bende bu yumuşacık Winnie The PooH'lu battaniyeye dayanamadım ve aldım :)


    Akşam ise babannen ve Kemal deden bize geldiler. Onlarda ellerinde koca bir poşet getirdiler. Senin için hastane çıkış seti, havlu, Bambi'li battaniye, çıt çıtlı bodyler, organik bir tulum vee ahşap marakas almışlar. Biz babacık'la hepsini çok beğendik. Ve senin adına onlara teşekkür ettik. :)






     Bu arada Dinçer amca'nın oğlu Direnç Ali'nin çarşamba günü mevlüdü vardı. Herkes ordaydı ve çok kalabalıktı :) Oradayken Laloş elimize bir poşet tutuşturdu ve bebişin halasından ilk hediyesi olsun dedi. Poşetten minik bir yelek ve çıtçıtlı body çıktı :)


     Senin için alınan eşyaları ve yapılanları fotoğraflayıp, yazıya dökmeye yetişemiyorum artık desem yeridir. Biraz sonra Kasım dedenle boya almaya gidicez. Odanın boyanıp mobilyaların kurulması lazım çünkü. Ortalık poşetlerden geçilmez olmaya başladı da :))
Aramıza katılmana 103 gün kaldı.
 Belki de daha az bilemiyorum artık :))

23 Eylül 2013 Pazartesi

Mobilya Alış Verişi

Sonunda odan için alış veriş yaptık. Bu eşyaları erkenden aldık ki sen gelene kadar üzerlerinde ki boya kokusu geçip gitsin. Odan sadece sen koksun :))
Pazar günü dayın, baban ve ben sabah erkenden 10 gibi IKEA'ya gittik. Önce sabah kahvaltımız yaptık ve 11 gibi alış verişe başladık. Mağazadan çıktığımızda ise saat tam olarak 18'di. Yaklaşık 8 saatimizi geçirdik IKEA'da. :)) Aldığımız her şeyin birbirleriyle uyumlu olmasını istedik ve evet, biraz fazla ince eleyip sık dokuduk. Ama bizce deydi. Üçümüzde senin için seçtiklerimize bay-ıl-dık.
Neler mi aldık sana? Bir beşik, bir gardrop, perde, halı, gökyüzü deseninde bir avize, raflar, çerçeveler, minik oyuncaklar ve bir kaç aksesuar. Daha da alacak birkaç şeyimiz var aslında. Ama stoklarında kalmamış. Sen dünyaya gelene kadar hepsini tamamlarız artık diye düşündük.
Bir an önce eşyalarımızı yerleştirmemiz lazım, çünkü dayın senin için odanın duvarlarına resim yapacak. Minik bir orman olacak odan. Benim minik prensimin ormanı :))
Odan yarleşsin mutlaka bir fotoğrafını ekleyeceğim buraya.
Belki hiç hatırlamayacaksın ama yıllar sonra bile fotoğrafı elinde olsun isterim.
Seni çok seviyoruz bebeğim.

19 Eylül 2013 Perşembe

Sabah alarmıyla ailecek uyandık

Günaydın oğluşum,
Bu sabah babanın telefonunun alarmının çalmasıyla birlikte ilk önce sen uyandın dolayısıyla sonra da ben. Ve her zaman ki gibi kıpır kıpır hareketlerine başladın. Ben de hemen bunu babacık'a söyledim ve o da heyecanla gözlerini açıp elini karnımın üzerine koydu. Seni çok çok sevdi, öptü, günaydın oğlum dedi. Sen de bir kaç tekmeyle ona karşılık verdin. 
Belki de kendine gelmek için geriniyordur, sabah sporu yapıyordur, babası kılıklı gibi yorumlar yaptık senin hakkında babacıkla.
Her ne kadar henüz kucağımızda olmasanda varlığını bana ve babana her an hissettirmeyi başarıyorsun bitanem.
Günümüz sayende güzel ve keyifli başladı.
Bugün hep böyle devam eder inşallah :))

24.hafta

Oğluşum,
Karnımın içinde hızla büyümeye devam ediyorsun. Her geçen gün kıpırtılarını daha fazla hissediyorum. 
Bu arada okullar açıldı ve ben çalışmaya başladım. Seninle birlikte hergün okula gidip geliyoruz ve çok yoruluyoruz. Öğleden sonra karnım iyice geriliyor, kaburgalarımın altına ve sırtıma ağrılar giriyor, bacaklarım ve ayaklarım şişiyor. Eve döndüğümüzde benim hiçbir şey yapacak halim olmuyor. Genellikle babacık eve gelmeden önce birkaç saat uyuyorum. Sanırım o zaman sende yorgun oluyorsun. Çünkü çok fazla hareket etmeyi tercih etmiyorsun. Doktorumuz artık riskli bir durumumuz olmadığını söyledi ama bir kez böyle bir durum yaşadığımız için yine bir şey olur mu diye endişelendiğim için çok uzun süre ayakta kalmamaya, kendimi çok yormamaya dikkat ediyorum. Ve yaşadığım bir takım ağrılar zaman zaman beni korkutmaya yetiyor. 26 eylül'de doktor randevumuz var. Bakalım seninle ilgili neler duyacağız ufaklık :)
Aaaa, bi de son bir kaç gündür babacık ve ben benim bacaklarıma giren kramplar nedeniyle attığım çığlıklar yüzünden geceleri bir iki kez uyanmak zorunda kalıyoruz. Bunun normal olduğunu söylüyorlar ama biliyor musun canım çok yanıyor. Ve ertesi gün krampın girdiği yerdeki ağrıyla birlikte dolaşmaya devam ediyorum malesef  :(

Her şeye rağmen yavaş yavaş seni göreceğim gün için heyecanlanmaya biraz da sabırsızlanmaya başladım. Senin için sürekli yeni birşeyler almak, odanı hazırlamak ve yanımıza geleceğin günü eksiksiz beklemek istiyorum. Daha çok eksiğimiz var ve senin için yapacağımız her şeyi babacıkla birlikte seçmek istiyorum ama ben yinede dayanamadım ve o olmadan ufak ufak birkaç parça şey aldım bile senin için. Neyse ki o da hepsini çok beğendi. Ama beğenilmeyecek gibi değiller ki. Baksana...
 Doğduğunda ilk giyeceğin kıyafetlerin
 40 gezmesine gideceğimiz zaman giyeceğin takımın
Minik kanarya tulumun
 Veee minnak çorapların.


     Bu arada doktor bize artık iyisiniz dedi ya bizde biraz gezdik babacık ve Dark'la. İki hafta önce Çanakkale gezisi yaparak Hülya teyze ve Ali amcayı ziyaret ettik.



 Hülya teyze sana hediye olarak bu tulumu almış. O kadar minik ki onu da doğduğun zaman hemen giyebileceksin.


Ayrıca geçtiğimiz haftasonu babacık çalıştığı için ben de dedenle birlikte Ödemiş'e gittim. Anneannen Serpil teyzeye dikiş dikerken yardım etmek için daha önceden gitmişti zaten. Serpil teyze de yukarıdaki bodyleri ve kıyafetlerin için saten askıları aldı sana. Ne şanslısın, daha dünyaya gelmeden hediyelere başladın :)

         Bu fotoğraf 4 gün önce pazar gününe ait bitanem. Senin ve benim durumum aynı fotoğraftaki gibi. 24.hafta biterken anne toplam 8 kilo aldı ve içinde seninde olduğun kocaman bir karnı var artık.
:)))
Kavuşmamıza 111 gün kaldı.


31 Ağustos 2013 Cumartesi

Babacık'a bi tekme

Bebeğim,
Dün seninle yaptığımız konuşma işe yaradı anladığım kadarıyla. Akşam yatarken babacık ilk kez bu kadar net bir şekilde hissetti senin tekmeleri. Sevinçten "heeeyyyt be" diye bağırdığını duymuşsundur ama gözlerindeki ışıltıyı da görmeni isterdim.
Neyse bir ömür boyu sana o ışıldayan gözlerle bakacağından eminim ben annecim.
Hadi şimdi dinlenelim biraz.

30 Ağustos 2013 Cuma

21.haftanın sonu


Merhaba bebeğim;
Tıpkı Atalarımız gibi seninde Atatürkçü, Cumhuriyetçi, çağdaş ve özgür bir birey olacağından eminim. 
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun bitanem.

Bugün tam olarak 21 hafta 3 günlük oldun. Dün anneannen, Laloş ve Umut'la beraber gittiğimiz kontrolümüzde doktor amcamız senin 460 gr. olduğunu ve boyununda 23cm'e ulaştığını söyledi. Yani artık kocaman oldun. Ama benim karnım hala ortalıkta değil. Sanırım içeride bir yerlere saklanıyorsun. Bu arada karnımın olmamasına rağmen tartıda 64 kilo çıkmamda bir garip doğrusu. Bugüne kadar ben toplamda 6 kilo almışım. :) Umarım sen doğana kadar yusyuvarlak olamam :) Ultrason muaynemizde sen yine bizi pek tınlamadın ve doğru düzgün poz vermedin. Ama gördüğümüz kadarıyla yusyuvarlak bir yüzün ve fındık gibi bir burnun vardı. Eve geldiğimizde Kasım deden ve babana seni anlattığımızda seni göremedikleri için biraz üzüldüler. :) Babacık okula gitmek zorunda olduğu için bundan sonra her kontrolümüze gelemeyecek malesef. :(

Artık çok haraketli bir bebek oldun. Yattığım yerden karnıma baktığımda attığın tekme ve yumrukları sadece hissetmekle kalmıyor, görebiliyorumda :) Yalnız babacık bu konuda pek şanslı değil ne zaman o da senin hareketlerini hissetmek isteyip elini karnıma koysa, sen hınzır bir şekilde hareket etmeyi bırakıyorsun :)))
Ama o yine de her sabah seni öpmeden ve seninle konuşmadan evden çıkmıyor, haberin olsun. Belki ona biraz şans tanıyabilirsin.

Hala senin için hiçbir alış veriş yapmadık. Çünkü çok kararsızız. Önce odana karar verip, onu tamamlayıp, senin ihtiyaçların için alışverişe daha sonra çıkmayı planlıyoruz. Ve tüm bunların hepsini Aralık ayından önce bitirmek istiyoruz. Çünkü hem koca göbekli halimle, hem de soğuk havada mağaza mağaza dolaşmak çok zor olabilir. Ve ben seninle ilgili yapacağımız, alacağımız her şeye babanla beraber karar vermek istiyorum. Ama yinede birkaç parça bir şeyimiz oldu şimdiden.
 Minik beşiğin için lastikli çarşaflar (babanla beraber aldık)
 Ayşe bebek ( Büyük deden Osman'ın hediyesi)
Büyük halan Gülsen'in kuzucuğuma bayram hediyesi

Bu arada dünkü doktor kontrolümüzde birazcık canımız sıkıldı. Şuanda senin içinde bulunduğun kesenin su miktarı biraz azalmış. Bu aslında senin için riskli durum. Doktorumuz kendimi yormamam gerektiğini ve bol bol su içmemi söyledi. Önümüzdeki hafta perşembe günü yine kontrolümüz var. Ve umarım bu kez güzel haberler alırız. 
Senin varlığına yavaş yavaş alışmaya başlarken seni kaybedebilme düşüncesi gerçekten çok kötü.
Birlikte bunu aşabiliriz değil mi annecim?

Kavuşmamıza 131 gün kaldı.

13 Ağustos 2013 Salı

Merhaba Küçük Adam




Bugün sen hayatımıza gireli tam 18 hafta 6 gün oldu.
Her şeyin en başından beri günlük tutmak, gün be gün beraber yaşadıklarımızı, hissettiklerimi yazıya dökmek hep aklımdaydı.
Ama ne yazacağımı, ne söyleyeceğimi bilemedim bir türlü.
Senin var olduğunu doktorumuzdan duyduğumdan beri çok heyecanlıydım aslında ama bir şeyler söyleyebilmem için seni gerçekten hissetmem gerekiyormuş sanırım.
Son birkaç gündür, özellikle yemek yedikten sonra karnımın içinde senin ufak kıpırtılarını hissediyorum. Galiba yemek yemek çok hoşuna gidecek. Tıpkı baban gibi :)


Bu arada bu fotoğraf bizim ailemizin sen gelmeden önceki hali.
Baban, Ben ve Dark.
Sen bu fotoğrafta benim karnımın içindeydin.



Senin varlığın için her geçen gün daha fazla heyecanlanıyor ve sağlıkla aramıza katılman için hep dua ediyoruz.
Birlikte yolu yarıladık bile bebeğim.
Kavuşmamıza 148 gün kaldı.